Moderatörlüğünü SGK Tıbbi Cihaz Daire Başkanı Mehmet Akif ERDEM üstlendiği ‘Tıbbi Tedarikte Satınalma Uygulamaları’ oturumu tamamlandı. Oturum panelistlerinden Hudut Sahiller Sağlık Genel Müdürü Dr. Osman KAN, ‘Hudut Sahiller Satınalma Uygulamaları’nı, KHGM Tedarik Yöntemleri ve Satın Alma Dairesi Bşk. Musa KORKUT, ‘KHGM Satınalma Uygulamaları’nı anlattı. S. B. Sağlık Yatırımları Daire Başkanı Zülfer ARSLAN ‘Sağlık Sanayi İşbirliği Programı ile Yerelleşme’, MLP Care Tedarik Zinciri Yön. Direktörü Mustafa IŞIK ise, ‘Özel Hastane Grubu Olarak Uygulama Modeli’nden bahsederken Çapa Medikal’den Serdan AĞALAR değer bazlı tedarik yönetimi hakkında konuştu.

SGK Tıbbi Cihaz Daire Başkanı Mehmet Akif ERDEM, Tıbbi Cihaz Daire Başkanlığının görevlerini finansmanı sağlanacak tıbbi malzemelerin belirlenmesi, fiyat analizi, ödeme birimleri ile koordinasyon sağlanması, katılım paylarının belirlenmesi, TİTUBB-ÜTS düzenlemeleri, ilgili komisyonlarla çalışma, mevzuat geliştirme ve politika geliştirme olarak sıraladı. 2016 yılında yapılan tıbbi malzeme ödemelerinden bahseden ERDEM, “Yüzde 54’ü Sağlık Bakanlığı 2. ve 3. basamak sağlık tesislerine, yüzde 22’si üniversite sağlık tesislerine, yüzde 24’ü özel 2. basamak ve vakıf üniversitelerine yapılmıştır” dedi. Tıbbi Malzeme Başvuruları Hakkında Yönetmelik Çalışmasından bahseden ERDEM; değerlendirme süreci CE İşareti , TİTUBB-ÜTS Kaydı, Tıbbi ve Ekonomik Dosya ile Kuruma Başvuru, Klinik Değerlendirme, Tıbbi ve Ekonomik Değerlendirme, Birim Kararı, SHFK, Başkan Onayı, SUT ve Geri Ödeme şeklinde sıraladı. SGK Tıbbi Cihaz Daire Başkanı Mehmet Akif ERDEM, Tüm paydaşların faydasını göz önünde bulunduran bir geri ödeme sistemi oluşturma; Sağlık Teknolojisi Değerlendirme (STD-HTA) kapasitesinin artırılması; Kaynakların en etkin ve verimli şekilde kullanımının sağlanması hedeflerine de değindi.

Tıbbi Cihaz Alımları ile ilgili yasal dayanaklara ilişkin bilgi paylaşan Hudut Sahiller Sağlık Genel Müdürü Dr. Osman KAN, “Ülke sağlığına katkıda bulunmak amacıyla her yıl gelirinin ortalama % 70 lik kısmını tıbbi cihaz yatırımlarına harcayan Genel Müdürlüğümüz, yıllık ortalama 7.000 adet tıbbi cihazı satın alarak ihtiyaç kapsamındaki sağlık tesislerine teslimini sağlamaktadır” dedi.

Merkezi tıbbi cihaz alım sürecine ilişkin bilgi veren KAN, merkezi alımlarda sağlanan başlıca faydalarını ise şöyle sıraladı:

• Birim bazlı yapılan alımlara göre ortalama yüzde 35- 40 civarında ilk satınalma maliyet farkı oluşmaktadır.
• Alınan cihazların garanti sonrasındaki bakım- onarım ve yedek parça taleplerinin ihale aşamasında sınırlandırılması ve hastanelerin öngörülemeyen mali yüklerin altına girmesinin engellenmesi, cihazların çok daha uzun sürelerle çalışmasının sağlanması ve sağlık tesislerinin cihaz çöplüğü haline gelmesi engellenmektedir
• Büyük ölçekli alımlar nedeniyle münferit alımlar için referans alım fiyatları ve bakım –onarım limitleri ortaya çıkmaktadır.
• Standart kalitede cihaz ve teknik servis hizmetini yurt çapında sağlamaktadır.

Sağlık Bakanlığı 2016 yılı ihale istatistiklerinden bahseden KHGM Tedarik Yöntemleri ve Satın Alma Dairesi Bşk. Musa KORKUT, “İnsan odaklı sağlık hizmetinin sunumunda gelişen teknolojilerinde teşhis ve tedavide kullanılması büyük önem arz etmektedir. Gelişen teknolojilerin kullanılması sağlık alanında önemli bir mali kaynağın bu alana aktarılmasını gerekli kılmaktadır. Sağlık hizmetinde kaynakların etkin ve verimli kullanılarak sürdürülebilir bir mali yapının oluşturulabilmesi için ileri teknolojik cihazların alınması ve kullanıma sunulması aşamalarında bir takım düzenleme ve kısıtlamaların yapılması ve bunların karşılıklı olarak sözleşmelere açık, yalın bir şekilde bağlanması gerekmektedir. Bu düzenlemeler aynı zamanda cihaz üretici ve tedarikçileri açısından da önem arz etmektedir” şeklinde konuştu.

Alınacak tıbbi cihazların planlanması, sağlık tesislerinin ihtiyaç veya taleplerine göre yapılmakta ve planlama yapılırken sağlık tesislerinin bir takım özellik ve kriterlerin göz önüne alındığına dikkat çeken KORKUT, bunları başvuran hasta sayısı, il merkezine uzaklığı, sağlık tesisinin rolü, hizmet sunduğu nüfus, aynı hizmeti veren sağlık tesisi, tesisinin yatak kapasitesi, yatak doluluk oranı, uzman hekim sayısı, mevcut cihaz sayısı, cihazın yaşı olarak sıraladı.

Kamu hastanelerinde tıbbi cihazların merkezden ve illerden bölgesel ve toplu olarak alınmasının aşamaları ile alımların bakanlık tarafından merkezden yapılması konularında bilgi veren KORKUT, merkezi alımın avantaj ve dezavantajlarını şöyle sıraladı:

Merkezi Alımın Avantajları
• Sözleşme ve şartnamelerde genel düzenlemelerin daha detaylı yapılabilmesi (Garanti sürelerinin uzun olması vb gibi)
• Sağlık tesislerinin iş ve mali yükünün azaltılması, İhale sayılarının azalması,
• Teknik şartnamelerin yetkin personeller tarafından hazırlanmasının sağlanması,
• Toplu ihalelerde rekabetin ve firmaların katılımının sağlık tesisi bazında yapılan ihalelerden daha fazla ve etkin olması,
• Sağlık tesisi bazında yapılan ihalelerden daha avantajlı fiyat tekliflerinin alınması (genel olarak tıbbi cihaz, ilaç ve sarf malzeme alımlarında sağlık tesislerinin altında fiyatlar alınmıştır.),
• Sağlık tesislerinde kullanıcı konumda olan personelin kişisel tercihlerinin ihale sürecine olumsuz etkisinin önlenmesi,
• Sağlık tesislerinde satın alma uygulamalarında ortak kültürün oluşturulması.

Merkezi Alımın Dezavantajları
• Bütün sağlık tesislerine aynı marka ve model cihazın alınmasından dolayı Türkiye çapında tekelleşmenin ortaya çıkması neticesinde orta ve küçük ölçekli işletmelerin aleyhine durum oluşması,
• Cihazların garanti ve garanti sonrası teknik bakım ve onarımlarının takibinin merkezden yapılmak durumunda kalındığındaki zorluklar,
• Toplu alımlarda ihale süreçlerin uzun sürmesi ve ihtiyaçların zamanında ve net olarak karşılanamaması, (planlama, teknik şartnamelerin hazırlanma süreçlerinin uzun sürmesi, itirazların yoğun olması vb.)
• Toplu alımlarda yapılan planlamalar ile sağlık tesislerinde yaşanan uyumsuzluklar nedeni ile ortaya çıkan olumsuzluklar. (cihaz kurulumunun yapılacağı mekanın hazır olmaması, cihazı kullanacak hekim veya yardımcı sağlık personeli eksikliği vb.)

Sağlık Sanayi İşbirliği Programı ile yerelleşme konusunda konuşan S. B. Sağlık Yatırımları Daire Başkanı Zülfer ARSLAN, SİP projesinin yerelleşmeye katkısını, “ Yüklenici firmadan en az yüzde 50 SİP taahhüdü istenilecek; İşletme, servis, bakım ve onarım kabiliyeti kazandırılan personel sayısının asgari yüzde 90’ının Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması istenilecek; Ar-Ge yatırımında çalıştırılacak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı uzman ve mühendis sayısının yabancı uzman ve mühendis sayısının 3/4’ünden az olmayacak; Yerli Katkı ve yatırımlar için en az yüzde 30 yurt içi katma değer istenilecek” sözleri ile ifade etti.

Hedeflenen SIP kazanımlarını teknoloji transferi, asgari yüzde 30 yurt içi katkı, altyapı ve bilgi birikimi, yerli ekosistem, yerli bakım-onarım kabiliyeti, yerli yedek parça tedarikçisi, erişilebilir veritabanı ve nitelikli işgücü olarak açıkladı.

MLP Care Tedarik Zinciri Yön. Direktörü Mustafa IŞIK, tedarik zinciri yönetiminden bahsederek Ciro ve gelir kaynaklarını nasıl artırabilirim, maliyetler nasıl azaltılır, verimlilik nasıl sağlanır, sorularının önemine değindi. Tedarik zinciri yönetimi kazanç kaynaklarını planlarken, satın alırken, stoklarken ve harcarken kazanmak olarak dört başlıkta açıklayan IŞIK, tedarikçi yönetiminde stok ile ilgili Çapa Medikal ile yaptıkları çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Sağlık Hizmet Sunumu Döngüsünden bahseden Çapa Medikal’den Serkan AĞALAR ise depo, lojistik, finans, envanter ve kalite yönetimi hakkında bilgi verdi. Lojistik yönetiminde uçtan uca planlama, erken yol alma, optimun güzergah, hızlı reaksiyon, araç içi depolama, optimum iş gücü planlaması ve eğitimli personel konuların önemine değinen AĞALAR, envanterin önemi ile ilgili olarak doğru stok, stok çevirim hızı, talep yönetimi, satış tahmini, risk yönetimi, alternatif kaynak yönetimi hakkında bilgi verdi. Günde 360 noktaya aylık 100 binin üzerinde işlem gerçekleştirildiğini söyleyen AĞALAR, değer bazlı tedarik yönetimi, öngörülebilirlik, risk yönetimi ve temel yetkinliklere odaklanmanın tedarik zinciri yönetimine değer kattığını ifade etti.