Sağlık Market – Üniversite Hastanelerinin Tıbbi Tedarik Yönetiminde Tedarik Paylaşım Platformu Uygulaması konuşuldu

Sağlık Market – Üniversite Hastanelerinin Tıbbi Tedarik Yönetiminde Tedarik Paylaşım Platformu Uygulaması oturumunun moderatörlüğünü TOBB Medikal Meclisi Başkan Yardımcısı Kazım Eryaşar yaptı. Oturumda konuşmacı olarak KHGM Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hasan Arslan, DMO Genel Müdür Yardımcısı İsmet Keskin, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın ve SEİS Başkan Yardımcısı Uğur Mumay yer aldı.

Sağlık Market kapsamında tedarik edilecek ürünlerin belirlenmesi amacıyla komisyon oluşturuldu

Sağlık Bakanlığı Stratejik Eylem Planı 5.3. no’lu ‘’Tedarik Zinciri Yönetimi ve Satın Alma Uygulamalarını Daha Etkin Hale Getirmek’’ maddesi gereğince; Sağlık Bakanlığı ile DMO arasında tedarik işbirliği çalışmaları kapsamında protokol imzalandığını belirten KHGM Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hasan Arslan, Sağlık Market kapsamında yer alacak ürünler belirlenirken nasıl bir yol izlendiğinden bahsetti. Sık tüketilen ve tüm sağlık tesislerinde kullanılan tıbbi sarf malzemeler(EK 3/B), temininde güçlük yaşanan ilaç ve tıbbi malzemeler, Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ekinde yer alan birim fiyatların ve Kamu ödenen/ depocu fiyatı üstünde firma teklifleri sebebiyle alınamayan ilaç ve tıbbi malzemeler ile İl Sağlık Müdürlükleri bağlı sağlık tesisleri ve ilgili üretici/ithalatçı/bayiler tarafından gelen taleplerin değerlendirildiğini söyledi.

Genel Müdürlük tarafından sağlık market kapsamında tedarik edilecek ürünlerin belirlenmesi amacıyla komisyon oluşturulduğunu kaydeden Arslan, Komisyonda;

  1. Finansal Analiz ve Faturalandırma Daire Başkanlığı
  2. Tedarik Yöntemleri Düzenleme ve Satınalma Daire Başkanlığı,
  3. Döner Sermaye Bütçe ve Muhasebe Uygulamaları Daire Başkanlığı,
  4. Tedarik Planlama, Stok ve Lojistik Yönetimi Daire Başkanlığı bulunduğunu ifade etti.

Komisyonun değerlendirme kriterlerini ise bedeli ödenenler listesi, temin zorlukları, hızlı tedarik ihtiyacı, tesise sağlayacağı iş yükü faydası ve bütçe durumunun belirlediğini kaydetti.

Sağlık Market uygulamasını önceden denenmiş yöntemlerle kıyaslamamak gerek

Sağlık Market uygulaması ile yaklaşık 880 kamu hastanesinin ihtiyacı olan ilaç ve tıbbi malzemelerin DMO üzerinden tedarik edilmesine olanak sağlandığını söyleyen DMO Genel Müdür Yardımcısı İsmet Keskin,  Sağlık Market uygulamasını önceden denenmiş yöntemlerle kıyaslamamak gerektiğini belirtti. Sağlık Market’in gerek alışılmış olan çerçeve anlaşma tarzı, gerek ihale süresi yönetimi, gerekse ödeme yönetimi açısından daha dinamik bir yapıya sahip olduğunu söyleyen Keskin konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Örneğin, Sağlık Market kapsamında, sizlerle imzaladığımız çerçeve anlaşmaların süreleri, anlaşma imzalayan firmalarımızın da sizlere iletebileceği gibi 1 yıldır. Bu bir yıl içerisinde de ürünlerin tavan fiyatlarının güncellenmesi söz konusudur. Bu tavan fiyatlar ekonomik girdi ve maliyetler dikkate alınarak belli aralıklarla değiştirilmekte ve çerçeve anlaşması bulunan tüm firmaların ürünlerine artış/azalışlar yansıtılmaktadır. Burada sadece SUT fiyatı olan nitelikli tıbbi malzemeler (koklear implant, vagal sinir stimülasyon terapi sistemi) ve kamu ödenen fiyatı olan ilaçlarda sadece güncelleme yapılmaktadır. Tavan fiyatının değişmesi durumunda tedarikçinin talepte bulunması halinde söz konusu ürünün yayınını durdurabilmekteyiz. Bu durumda firmalarımızın anlaşmasında bulunan kurallar dahilinde yapılacak elektronik ihalelere teklif verme zorunluluğu bulunmamaktadır. Sizlerin de göreceği üzere bu anlaşmalar sanıldığı gibi tek fiyat üzerinden yapılan uzun süreli anlaşmalar değildir. Yine, mevcut Katalog uygulamalarımızdaki yapıya benzer nitelikte, tedarikçinin istediği zaman ürün ekleyebileceği veya çıkarabileceği bir sistem tasarladığımızı da eklemek isterim.

Sağlık Market Tıbbi Malzemelere ilişkin çerçeve anlaşmalara başvuru iki aşamadan oluşmaktadır. Bunlardan ilki olan teknik uygunluk değerlendirmesi başvuruları online olarak Sağlık Market Modülü “Teknik Uygunluk Değerlendirmesi Yeni Numune Başvurusu” ekranında ürünlere ait bilgilerin girişi yapılarak gerçekleşmektedir. Firmalar, başvurdukları ürünleri için temel sarflara ilişkin 100 TL’lik, nitelikli tıbbi malzemelere ilişkin 300 TL’lik başvuru bedelini ödeyerek söz konusu ürünlerini DMO’ya teslim etmektedir. Teslim edilen ürünlerin, Sağlık Bakanlığı ve DMO tarafından belirlenmiş personelce teknik şartnamesinde belirtilen hususlara göre uygunluk muayenesi gerçekleştirilmektedir.

Teknik uygunluk değerlendirmesi olumlu sonuçlanan ürünlerle, ikinci aşama olan çerçeve anlaşma başvurusu yine online olarak Sağlık Market Modülü “Çerçeve Anlaşma Başvurusu” ekranında istenilen evrakların sisteme yüklenmesiyle devam etmektedir. Yüklenen evrakların yetkili personelce kontrolünün ardından, anlaşmaya ilişkin kurum içi prosedürler tamamlanarak firmalar çerçeve anlaşmaya davet edilmektedir.

Beşeri tıbbi ürünler için ise teknik uygunluk değerlendirmesi bulunmamakta olup, 300 TL’lik başvuru bedelini yatırarak yine aynı prosedür izlenmek suretiyle çerçeve anlaşma başvurusu yapılmaktadır.

Sağlık Market uygulamasının yürütüldüğü her adımda; mevcut katalog sistemimize göre hem daha az evrakla başvuru süreci yürütülmekte hem de tüm süreci online olarak sürdürmekteyiz. Biz bu sistemi anlatırken hep aynı şeyi söylüyoruz; sadece bir bilgisayar vasıtasıyla temel sarflar için 81 il için ayrı ayrı ve ürün bazlı sık sık yapılacak olan elektronik ihalelere rahatça katılım sağlayabiliyorsunuz. Koklear implantı tek tuşla doğrudan sipariş ederek alabiliyor, nükleer tıp ürünlerinde ise bilgisayarınızın başında önceden belirlenmiş dağıtım listelerine göre fiyat teklifinizi verebiliyorsunuz. Aynı şekilde sağlık tesislerimizde görevli arkadaşlarımız da tek tuşla talebini girip yönetebiliyor ve kendisine teslim edilen ürünün yine bilgisayar başında teslim alma işlemini gerçekleştirebiliyor.”

Sağlık Market uygulamasını değerlendirirken bir bütün olarak baktıklarını ve Sağlık Bakanlığı ya da DMO’ya getireceği avantajlar olarak değil, tüm paydaşlar ve ülkeye sağlayacağı fayda ile ilgilendiklerini belirten Keskin, “Yolumuza daha hızlı tedarik, daha uygun fiyat, daha kaliteli ürün hedefleriyle çıktık. Sizlerin de destekleriyle ülke ekonomimize katkı sağlanmasını hedefliyor; uygulanacak tedarik yöntemi ile tedarik süreçlerinin sadeleştirilerek zaman ve işgücü tasarrufunda, yerli ürün tedarikinde, tıbbi cihaz ve sarf malzemelere erişim kolaylığında artış sağlanacağına inanıyoruz” diye konuştu.

Yeni satınalma modellerinin geliştirilmesi gerekiyor

Sağlık Bakanlığı hastaneleri gider bazlı alım yaparken üniversite hastanelerin gelir bazlı çalıştığını ve üniversitelerin en büyük sorunlarının mali sorunlar olduğunu söyleyen İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Rektörü Prof. Dr. Nuri Aydın, yeni satınalma modelleri geliştirilmesi gerektiğini belirtti. İhaleye çıkıldığı halde katılım olmadığını söyleyen Aydın, 2 ay önce DMO yetkilileri ile görüşüp DMO üzerinden tıbbi malzeme tedariki gerçekleştirerek piyasanın yarı fiyatına alım yaptıklarını belirterek bu yöntemin iyi bir yöntem olduğunu söyledi. 

Devlet Malzeme Ofisi’nin Sağlık Market Projesi’nin kapsamını genişletmeye yönelik bir yaklaşım görülüyor

Devlet Malzeme Ofisi’nin Sağlık Market Projesi’nin kapsamını genişletmeye yönelik bir yaklaşımının olduğunu söyleyen SEİS Başkan Yardımcısı Uğur Mumay, “Bu kapsam genişletilirken tıbbi cihaz ve malzemelerin, bazı uluslararası regülasyonlara ve standartlara tabi olduğu, bazı ürünlerin doğası gereği ham madde temininin dönemsel etkilere maruz olduğu, üretim yerlerinin coğrafi konumu, üretim süreçlerinin zorluğu, nakliye süreleri  gibi hususlar mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.” dedi.

Sağlıklı bir tedarik sürecinin en önemli kısmının planlama olduğunu kaydeden Mumay, “Mayıs 2020 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan Yeni Tıbbi Cihaz Yönetmelikleri (MDR) sonrasında tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de tıbbi malzeme fiyatlarında bir artış olacağı ön görülmektedir. Ülkemizde de yasalaşması beklenen Yeni Yönetmeliğin getireceği bazı zorunluluklar olacağı ve yerli üreticilerimizin hem içerde hem de dışarda tedarik süreçlerinde (geçişe özel) bazı aksamalar yaşanabileceği muhtemeldir.

Kamu Yararı, kamunun tamamının menfaatinin düşünüldüğü bir kavram olmalıdır. Resmi Kurumların faydası ve edeceği maddi tasarruf elbette önemlidir ancak uygulamalar esnasında bu alana hizmet eden sektörlerin de kamunun bir parçası olduğu, tedarikçilerin de bu ülkenin gelişimine, istihdamına katkıda bulunduğu asla unutulmamalıdır.

Sağlık Market veya benzeri projelerle kamunun egemen alıcı refleksi ile hareket etmesi ve farklı satın alma yöntemleri kullanması elbette doğal karşılanabilir, ancak kamu yararı gözetilirken kamu adına hizmet eden sektörlerin ve yerli üreticilerimizin menfaatleri de göz ardı edilmemelidir.” diye konuştu.